Download İsa Yazmaları-Michael Baigent PDF

Titleİsa Yazmaları-Michael Baigent
File Size1.5 MB
Total Pages343
Document Text Contents
Page 1

Tüm kitap severleri Saklı Kütüphane'ye bekliyoruz.

Not.
Bu e-kitap tanıtım amaçlıdır. Sevdi iniz bir yazarın
zarar görmesini istemiyorsanız ön izleme yaptıktan
sonra be endiyseniz lütfen satın alınız.Hiç bir ey
baskılı bir kitabı elinize alıp okumanın verece i keyfi
veremez


Orodruin & Kahin







www.e-kitap.us

http://www.e-kitap.us/

Page 2

YAKAMOZ YAYINCILIK

ISBN 978-975-8809-95-0

1. BASKI ŞUBAT 2007

ORĐJĐNAL ADI

YAZARLAR

ÇEVĐR

YAYIN YÖNETMEN

SANAT YÖNETMEN

EDĐTÖRLER

ĐNGĐLĐZCE REDAKSĐYON

DÜZELTMEN

BASIN ve HALKLA

ĐLĐŞKĐLER

BASKI

JESUS PAPERS

MICHAEL BAĐGENT

E. HALUK DERĐNCE.

FARUK DERĐNCE

ALEV AKSAKAL-

EERDĐ

TANER GEZER

TAN ĐL YAŞAR

AKĐF BAYRAK

MELĐSA

MATBAACĐLĐK
Çifte Havuzlar Yolu
Acar Sitesi No: 4

Davutpaşa/ĐSTAMBUL

ĐNTERNET ALIŞVERĐŞ www.yenisayfa.com.tr • www.ideefixe.com.tr •
www.kitapyurdu.com.tr • www.hepsiburada.com.tr

yakamoz

yayın la r ılüü

Gürsel Malı. Alaybey Sk. No: 10/2 Kağıthane/ist. Tel: 0212 222 72 25 Faks: 0212 222 72 35 E-posta:
[email protected]

��Michaei Baigent 2006 ��������
���
����� �����
����������

�������������������

��
����������������

Page 171

ISA MISIR'DA... 177

le eşit görülüyor ve toplumun ruhsal faaliyetlerine erkeklerden aşağıya
kalmayacak bir bütünlükte katılıyorlardı. Philo, Josephus ve Pliny ye göre
Esseniler, tam tersine kadını dışlamaktan gurur duyuyorlardı; onların inancına
göre kadınlar, insanın dikkatini dağıtan, gereksiz birer eğlencelik egyaydı.
isa'yı, Esseniler ile özdeşleştirmek konusunda birçok girişim bulunduğu için,
burada tekrar hatırlatmamız gereken, isa'nın çevresindeki kadınlara verdiği
değerdir. Öyle ki, bazı erkek havarilerinin bundan dolayı yakınıp şikayette
bulunduğu Incillerde belirtilir.
Therapeutae, göründüğü kadarıyla soylu sınıfını oluşturan, ���� eğitimli ve

zengin iskenderiyeliler arasından, dünyevi zenginlikten vazgeçip, basit bir
komün hayat yaşamayı seçen ve kendisini ibadete adayan kişilerden oluşmuş
seçkin bir topluluktu. Philo'nun, kişisel denejnm karakteri içeren yorumlarından
da anlaşılmaktadır ki; kendisi de bu grubu ziyaret etmiş ve ibadetlerine
katılmıştır.
Fakat bu grup tek değildi: Philo, kendisini bir çeşit derin düşünceye adamış ve

Mısır'ın bütün bölgelerine dağılmış diğer gruplardan da bahseder. Philo, bu tarz
grupların dünyanın farklı yerlerindeki çeşitli dinsel gelenekler kapsamında var
olduğunu belirterek, Therapeutae'nin, her ülkeye yajnlan bu mistik geleneğinin
'Yahudi versiyonunu' temsil ettiğini açıklar.
Therapeutae'nin, kadınları dışlamak yerine, kabullenmekle asıl göstermek

istediği; bir grubun kendini, ruhun nen yüksek deneyimini kazanmak için -
doğruyu ve yanlışı kalp gözüyle görmek- tekamüle adamasında, cinsiyetin konu
dışı bir kavram olduğudur. Bugün, bizim 'kendini bilmek' olarak tanıdığımız bu
kavram, Philo ve Đsa'nın dünyası (o zamanın koşulları) göz önüne alındığında,
gerçekten de büyük bir devrim sayılır.
Therapeutae bireyleri, mistik bir düş gücüne sahiptiler: Görme gücünü
kullanmanın, öğrenilmesi gereken ilk

Page 172

178 ISA YAZMALARI

ders olduğunu düşünen bir toplum olan Therapeutae'nin, mutlak varlığı görüp,
algıların güneşine ulaşmayı arzulaması çok hoş bir şey" diye yazar Philo.
Therapeutae üyeleri, gerçeğin tasavvurunu -Philo'nun değişiyle "Öz-Varlığı"-,

geçici yaşama ait bu madde dünyasının ardında gerçekten varolanı deneyim
ederek, dolaysız bir şekilde görmek istiyorlardı. Bu ise, klasik dünyada,
özellikle 'gizemciler' diye adlandırılmış büyük ve gizli mezheplere mensup bazı
mistik grupların ana hedefiydi. Şimdi, mistiklerle aynı sonu arayan ama Yahudi
geleneklerine göre davranmış olan bir grupla karşı karşıyayız...
Therapeutaeler şafakta ve gün batımmda dua ederdi. Gün �
��� da kutsal

metinleri okurlardı. Ancak bu metinleri Yahudi ulusunun tarihi olarak
değerlendirmez, birer alegori olarak görürlerdi. Philo'nun ifadesine göre; bu
metinlerde, ancak dikkatle incelendiğinde anlaşılabilen gizli anlamlar olduğuna
inanırlardı.
Aralarından kıdemli bir üye tarafından yapılan konuşmayı dinlemek için, her

yedi günde bir bir araya geliyorlardı. Her elli günde bir de beyaz cübbeler
giyinerek, büyük toplantılarını yapıyorlar, kutsal ama sade yemeklerini yiyorlar;
bir aradaki erkek ve kadınlardan oluşturdukları korolarıyla karmaşık ritimli
ilahiler söylüyorlardı. Bu şenlik, gece boyu, şafak sökene değin devam
ediyordu. Güneşin etkisi, onların ibadetlerinde belirleyici bir unsurdu: "Güneş
doğarken, yüzleri ve bedenleri doğuya dönük vaziyette ayakta durup; kollarını
ynkarı, cennete doğru kaldırıyorlar, parlak günler ve gerçekliğin bilgisine
kavuşmak için dua ediyorlardı."
Açıktır ki bu, tapınak ibadetlerine hiç de bağlı olmayan, çok farklı bir

Yahudilik anlayışıydı. Kudüs ve Mısır tapınaklarındaki hahamların inandığı
Yahudilik anlayışında çok önemli olan unsurlar, Pisagorculuğunkine çok
benzeyen Therapeutae ibadetlerinde görülmüyordu. Dine hizmet

Page 342

350 KAYNAKÇ
A

Zias, Joseph, and Ehezer Sekeles. "The Cmcified Man from Giv'at ha- Mivtar:
A Reappraisal." %���.?��
���]8��C
��$$�V.��(1985): pp. 22 - 27.
Zuckerman, Arthur J. ��C�D���(��$$���
$�����6����6������<AQ�!�E\\��New
York, 1972.

Page 343

Tüm kitap severleri Saklı Kütüphane'ye bekliyoruz.

Not.
Bu e-kitap tanıtım amaçlıdır. Sevdi iniz bir yazarın
zarar görmesini istemiyorsanız ön izleme yaptıktan
sonra be endiyseniz lütfen satın alınız.Hiç bir ey
baskılı bir kitabı elinize alıp okumanın verece i keyfi
veremez


Orodruin & Kahin







www.e-kitap.us

http://www.e-kitap.us/

Similer Documents